Pazar, Ocak 29, 2006

bir nebze

Yaşamının anlamını ancak onu bulamayacak duruma geldiğini hissettiğin zaman arayabilirsin.
O zaman garip bir çok yol ağzı açılır önünde geçmiş yaşamının gerçekleştirdiklerinin izleri olarak aklında olan yönelimlerine uyacak yollar ararken birden görürsün ki yollarını hepsi çıkmaz yol yada onlardan herhangi birini sonuna kadar yürüyebilecek gücün yok.O zaman yavaş bir devinimle kendine dönersin artık yön olarak izleyebileceğin,yol olarak sonundaki yola varamayacağını bildiğin yöndür bu yön, hem bulabileceğin en kesin olanıdır artık hem de nereye doğru yürüdüğünü bilemeyeceğin.Yaşamının anlamını bulunduğun yere götüren yönü onu en açık olarak bildiğin ama daha nasıl bir yol olduğunu bilmediğin bir yolda yürütür.

Her ne kadar bilmediğin korku olsa da, yol da giderken karşıdan gelen ya da seninle yürüyenler olacaktır tanımadığın ve kimseden kaçamaz saklanamazsın kendinden başka.

Saklanmak bulunmama isteğiyle oluşsa da bulunma isteğiyle kendini kendi içinde acılara gebe bırakır.Zamanla hareket edemez olur nefes alımı güçleşir,amaçsızlıktan bertaraf olmuş kendinlik arayışları da çare vermez.
Tatminsizlik her şeyin kolayca harcanabilirliğini artırarak doyumsuz bir hayatın kapılarını açar.

Amaç kolayca harcamak değil hayatta değerli bir şeyler kazanabilmek olarak devam ettikçe süre gelen sürecin sonunda geriye dönüp baktığında kendinde bir tebessüm oluşturacak bir çizgide ilerlemek olsa belki bir nebze rahatlatacaktır..

Cumartesi, Ocak 07, 2006

yansıma

Cuma, Ocak 06, 2006

zaman

Bir denizin ortasında içgüdülerinle hareket etmekten medet umarcasına uzaklara bakarken.
Derilerin soyulmaya başlar soğuktan fırtınaların ortasında.
Kendine bir liman ararsın adası sana açılan.
Beynin oyunlarından sıkılmış bir o kadarda karşı koyamadan sorgularsın her şeyi.
Her kelimenin sonunu getirdiğini bilmeden yavaşça yaklaşırsın darağacına.
İsim şehir oynarken astığımız insanlar gibi kolay olmayacak can çekişirken ruhun bedeninde ayrı.
Durmadan güneşin sıcaklığında arayacaksın her yeni başlangıçta kendini.
Sonunda olmayacağını bilerek belki diyerek.
Hayal kuramasan da bir hayale kapılarak.
Bağımlılığının acıdan başka bir şey vermediğini bilsek de vazgeçmediğimiz umut.
Her daim acil durumlarda kullanılmak üzere bir köşede beklettiğimiz can simidimiz olmaktan öteye gittiği anda
Belki bir şeyler değişmeye başlayacak hayatımızda.
Sırlar yaratır ulaşılmazı oynamaktan mazoşistçe zevkler alır ama sonunda ulaşmak istediğimiz yere ulaşamayız
Elimizde yeni bir sırla sırra kadem basarak.
Kaçışlar insanlardan değil kendimizden olur genelde ama hesabı başkalarına keseriz.
Onlara borçlu olmaktan hoşlanmayan bir üslupla bulunduğumuz yeri borçlanarak ya sevinir yada nefret ederek.
İnsanlar yaşayarak öğrenirken öğrendiğinden çıkarttığıyla var olabiliyor.
Her var olduğu gün kendine kendini katıyor yollar ne kadar acı olsa da olması muhtemel muhteviyat dahilinde gerçekleşiyor.
İnsan bir kere arayışa yöneldimi sonsuzluğu tadıyor arayışlarının karmaşasında ne aradığını bilmeden.
Ne gariptir ki insan hep boşluğu doldurmayı istese de boşluğu nasıl dolduracağı öğretilmemiştir.
Ama hayatta bir şey olabilmenin yolları hep vardır.
Aslında hayatımızda hep dışa doğru bir açılımla sürdürdüğümüz hayatımızın şu anda tam tersini yapmaya özürlü hayatlar sürerek zamanımızı geçiriyoruz.
Zorlu bir yolda sığındığımız hep kendimiz oluyoruz.
Zamanı geldiğinde tekrar çıkmak için…..

Perşembe, Ocak 05, 2006

SAKLI

En büyük düşman bakacağın en son yerde gizlenecektir.
Daha zeki olmanın tek yolu daha zeki bir rakible oynamaktır.

Savaştan kaçmak yoktur,sadece düşmanının avantajına erteleyebilirsin...

Kendine dair korudukların ne varsa sen değilsindir.
Yapılması gerekenleri yapan maymunlardan farksızız.
Kimse bize yapılmaması gerekenleri yapmamızı söylememiştir.

Yapanbilenler erişebilmiştir kendine.
Yapamayanlara ısmarlanma hayatlar..............