Pazar, Mart 19, 2006

BİR GÜN

Bazen o kadar çok özlersin ki herşeyi bırakıp gidecek kadar gözünü bile kırpmadan.
İçin yanar hep elini uzatınca tutacakmışsın gibi gelir koşarsın ama bakmışın sabah olmuş.
Ama sen gözlerini yine karanlığa açmışsındır.Saatler başlar işlemeye günü doldurmaya, yeni bir tarihsel sürece geçebilmek için, her şey beyninde yaşar,yüreğinde yanar.

Gün boyu yaşadıklarının zorunluluğunda sıkıldığında hep o yere dönersin....

Bir kırılmanın yansımasında beklersin kaybolurcasına kendini, hiç gelmiyeceğini bildiğin...,

kendinden saklarken devam eder, hep bi umut taşırsın....

BİR GÜN DİYE... !

Pazar, Mart 05, 2006

elin bende

Ebe olduğumu bilmeden ebe oluvermişim birden heyecana kabıldım etrafıma baktım acaba ebeliği net dışına taşırabilirmiyim diye ama herhalde deli derlerdi,bir kahkaha aldı yine deli muamaelesi gördüm:)):))

Yaptığım dört iş:
rehberlik(fethiye)
dış ticaret
satış pazarlama
reklamcılık

Dört Film veya Dizi:
X-files,salt'n sea,figth club,butterfly effect

Yaşadığım dört yer:
Avrupa-istanbul-Konya-İstanbul...

İzlediğim dört tv prog. :
özel bir program takibim yoktur karışık modda ;
mtve den cnbc-e den pro-7 den ve haberler

Tatil için gittiğim dört yer:
fethiye kelebekler vadisi..ant kemer yolu istikametinde olympos şahane bir yerdir..karadeniz sahili ve bodrum

En sevdiğim dört yemek:
Deniz mahsulleri ama babam hariç yerim herşeyi...

Hemen şimdi olmak istediğim dört yer:
deniz kenarı..denizin ortasında bir teknede..uşatığım bir adada..ve atlantiste

Ebelenecek dört kişi ne desem sonsuza kadar ebe olacakmışım gibi geliyor ya olunca söylerim şimdilik ebe takılacağız...

ElindEkilEr

Belki bir gün diye,zamanın kendisine teslim edilen olacakların hayali hep yakmıştır.öylesine bir umutla günü beklersin hayalini kurarak,bildiği birşeylerin olduğunu zannederek,iyimserce mutlu an tabloları çizersin taki tabloyu sadece siyah rengiyle kaplayana kadar,anlarsın herşeyin uzaklaşmaktan ibaret olduğunu,koşarsın yetişirim diye ama giden gitmiştir,geriye dönüp bakmaz.

Kalırsın bir piç gibi ortada elinde büyüttüklerinle artık daha bir hırçınsındır.Tek bir kelimeyi bile kaldıramazsın gözünün içine bakıp haykırmak gelir ama gözler gitmiştir.İçinde yankılanan sesleri susuturamaz hayata devam etmeye çalışırsın hiçbirşey olmamış gibi ama o kadar çok şey olmuştur ki nerden başlarsın ki nereye gidersin??Elindekiler nelerdir?