Cuma, Ocak 06, 2006

zaman

Bir denizin ortasında içgüdülerinle hareket etmekten medet umarcasına uzaklara bakarken.
Derilerin soyulmaya başlar soğuktan fırtınaların ortasında.
Kendine bir liman ararsın adası sana açılan.
Beynin oyunlarından sıkılmış bir o kadarda karşı koyamadan sorgularsın her şeyi.
Her kelimenin sonunu getirdiğini bilmeden yavaşça yaklaşırsın darağacına.
İsim şehir oynarken astığımız insanlar gibi kolay olmayacak can çekişirken ruhun bedeninde ayrı.
Durmadan güneşin sıcaklığında arayacaksın her yeni başlangıçta kendini.
Sonunda olmayacağını bilerek belki diyerek.
Hayal kuramasan da bir hayale kapılarak.
Bağımlılığının acıdan başka bir şey vermediğini bilsek de vazgeçmediğimiz umut.
Her daim acil durumlarda kullanılmak üzere bir köşede beklettiğimiz can simidimiz olmaktan öteye gittiği anda
Belki bir şeyler değişmeye başlayacak hayatımızda.
Sırlar yaratır ulaşılmazı oynamaktan mazoşistçe zevkler alır ama sonunda ulaşmak istediğimiz yere ulaşamayız
Elimizde yeni bir sırla sırra kadem basarak.
Kaçışlar insanlardan değil kendimizden olur genelde ama hesabı başkalarına keseriz.
Onlara borçlu olmaktan hoşlanmayan bir üslupla bulunduğumuz yeri borçlanarak ya sevinir yada nefret ederek.
İnsanlar yaşayarak öğrenirken öğrendiğinden çıkarttığıyla var olabiliyor.
Her var olduğu gün kendine kendini katıyor yollar ne kadar acı olsa da olması muhtemel muhteviyat dahilinde gerçekleşiyor.
İnsan bir kere arayışa yöneldimi sonsuzluğu tadıyor arayışlarının karmaşasında ne aradığını bilmeden.
Ne gariptir ki insan hep boşluğu doldurmayı istese de boşluğu nasıl dolduracağı öğretilmemiştir.
Ama hayatta bir şey olabilmenin yolları hep vardır.
Aslında hayatımızda hep dışa doğru bir açılımla sürdürdüğümüz hayatımızın şu anda tam tersini yapmaya özürlü hayatlar sürerek zamanımızı geçiriyoruz.
Zorlu bir yolda sığındığımız hep kendimiz oluyoruz.
Zamanı geldiğinde tekrar çıkmak için…..

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home